ALEVİ İSLAM İNANCINDA KADIN

 

 Alevi İslam inancında kadın erkek ayrımı yoktur. Kadın ve erkekllik ayrımı biyolojik farklılıktan dolayı isimlendirmeden başka bir şey değildir. İkisi de biyolojik olarak kendilerine verilen görevi yerine getirmektedir. Bundan dolayı biyolojik farklılık, birinin diğerine üstünlüğünü gerektirmez. Kadın önce insan sonra kadındır. Erkek önce insan sonra erkektir. Kur’an-ı Kerim’in Tin suresi 4 ayetine baktığımızda; · Biz insanı en güzel şekilde yarattık. Bu ayet açık bir şekilde, insanın güzel yaratıldığını söylüyor. Bir erkeği en güzel şekilde yarattık veya kadını en güzel şekilde yarattık demiyor. Evet insan en güzel şekilde yaratılmıştır. Kadın, erkekte insan olduğuna göre ikisi de güzel yaratılmıştır. İşi çirkinleştiren kadının güzelliğini şeytanlaştıran kötü düşünceli kişilerin işidir. İkisinin biyolojik işlevlerinden kaynaklanan bir iş bölümü vardır, yaşam zıtlıkların birlikteliğine dayanır. Kadın cinsiyetinden dolayı ikincil bir plana atılamaz onun yeri yaşamın içinde erkekle birlikte hayatın bütün alanlarında eşit bir şekilde birlikteliğine dayanır. Alevilik inancı kadını önce insan olgusuyla ele alır. İnsan doğuştan bütün insan haklarına sahiptir. O zaman kadını önce insan olarak görmeli, sonra biyolojik fonksiyonlarından dolayı kadın olarak ele almalıyız. Kainatı güzelliklerle yaratan Allah’ın katında dil, din,ırk, cinsiyet ayrımı yoktur. Onun katında bütün varlıklar eşit ve güzeldir. O Hakkın katında güzel düşünüp, güzel işler yapanla yapmayan arasında bir ayrım vardır. Yüce yaratan katında ayrım yok iken bizler niye bu ayrımı yapalım. Onun için kadın erkeğin ne kalesi nede hizmetkarıdır. Ama herkes kendisine düşeni yapmakla birbirine hizmetle yükümlüdür. Bizim inancımıza göre de insan Tanrının zerresidir. Rab bin kudret eliyle sevgiyle yarattığı en güzel varlıktır. Çünkü hak insanda, insan haktadır. Tanrı ruhunda ruh katarak insanı yarattı. Sevgiyle yaratılanı bizde sevgiyle seveceğiz. Kadında insan olduğuna göre, Tanrının bir zerresi, hakkın varlığı yüce yaratanın ruhunu taşıdığı ,için kutsaldır. Çünkü insan kutsaldır. İnsan kıbledir. Secde edilecek makamdır, mihraptır.

Pir Sultanın dediği gibi;

Gel benim ey güzel servi çınarım

Yüreğime ateş düştü yanarım

Kıblem sensin yüzüm sana dönerim

Mihrabımdır kaşlarının arası

Alevilikte kadın, sosyal yaşam içerisinde her zaman her alanda erkeğin yanı başında yer almıştır. Evde, tarlada, fabrikada, ibadette, savunma koşullarında savaşta bile birlikte hareket etmiştir. İnancımızda ibadet içerisinde erkek, kadın ayrımı gözetmeksizin birlikte ibadet edilmiş, kendi yarinden başkasına bacı, kardeş gözüyle bakmıştır. Karşısındakine kadın erkek olarak değil insan olarak bakmıştır. Çünkü ruhani olarak gerçekliğe kavuşmuş kişiler kötü bedensel arzu, istek, duygu ve düşüncelerden arınırlar. Alevilik inancında tek eşlilik esas alınmıştır (monogomi). Bu kadına verilen önemin göstergesidir. Kadın erkeğin cinsel ihtiyaçlarını gideren bir varlık olarak yaratılmamıştır. Alevilik inancında var olan boşanma yasağı, kadının korunmasına yönelik olup tek sözle aile yıkan, kadın savunmasız ve ezik bırakan anlayıştan uzak bırakılmıştır. Alevi inancında bulunan kutsal sayılara bakacak olursak beşlerin içinde Fatıma ananın yeri ve önemi anlatılamayacak kadar büyüktür. Fatıma-tül Zehra’nın ilminin yüksekliği, şiir yazması haksızlıklar karşısındaki edebi savunması mükemmeldir. Yediler içerisinde Hz. Hatice’nin ve Fatıma ananın olması, 40’ların içinde17 kadın, 23 canın olması. Hz. Muhammed’in İslam dinini açığı zaman ilk ve tam bir inançla varlığını güzel Muhammed’e sunan bir kadın Hz. Hatice’dir. Hünkarın Anadolu’ya gelişini ilk sezen kadındır. Kadıncık ana ahilik teşkilatında bacı yanı Rum teşkilatı Alevilikte çok önemli bir yere sahiptir. Aile içinde, toplum içinde kadına nekadar sevgi, saygı gösterilirse inançların değeri o kadar artar . Güzel Muhammed ” Benim ümmetim en iyi erkekleri kendi ailelerine büyüklük taslamayanlardır. Ailelerine karşı yumuşak ve sevecen olan, yüreği yanan ve onlara zulüm etmeyenlerdir ” demiştir. Yine güzel Muhammed ” Sizin en iyileriniz, zevceleri hakkında hayırlı olanlardır ” demiştir. Bu sözden kadına saygı ve sevgi istemiştir. İnancımızın güneşi, evliyaların şahı ilmin kapısı güzelliklerin sembolü güzel Şah Hz Ali; Kadın, çiçek tabiatlı, çiçek yaradılışlıdır. Kadın bir kahraman değildir. Her hal ve surette onunla anlaşınız. Kendisiyle iyi gereği gibi makbul görülecek, herkes tarafından beğenilecek bir tarzda yaşayınız. Ona öyle bir hayat arkadaşı olunuz ki, o yaşamın tadını tatsın. Hünkar Hacı Bektaş-i Veli Kadınları okutunuz, çünkü iyi yetişmiş ilim sahibi kadınlar güzel nesil yetiştirebilir. Erkek dişi sorulmaz, muhabbetin dilinde Hakkın yarattığı her şey yerli yerinde Bizim nazarımızda kadın erkek farkı yok Noksanlıkta eksiklik senin görüşünde Gerçeğe gönül verip aslı bulanlar ayrım yapmaz, çünkü yaratılan her şey yerli yerinde olması gereken halindedir. Kişi o kişi olmalıdır ki her şeyi güzel görüp farkı yok etmiş olsun yoksa hep eksik olacaktır düşüncesinde. Kadın erkeğin bir parçası, onun emaneti, onun bütün varlığıyla sevip ona saygıyla hürmet edecek, kadında erkeğe aynı şekilde. Kadın sevilecek çünkü o yardır, dert ortağıdır. Kadın yarını var eden varlıktır. Kadın olmasa insanın var olmasının mümkünatı olmayacaktır. Erkek çocuk doğurmadığına göre, sürekliliği devam ettiren kadındır. Mevlana Ben ona halk, mahluk demeyeceğim, halik, halk eden yaratan diyeceğim söyleniyle kadının mahiyetini, çok güzel bir şekilde dile getirmiştir. Makam durumunda, doğrulukları için mahluk, doğruları için haliktir. Yüce yaradan var etme yetkisini, devamlılığı kadına vermiştir. Çocukların eğitimi ve terbiyesi, annede olduğu için çocuklarının Rabb-i olup onların ilk öğreticileridirler. Kadın kainatı bezeyen varlıktır.